Sunday, April 1, 2007

Maestro!



Biletler uzerinde SAKO Symphony Orkestrasi yazinca oldukca klasik bir muzik dinleyecegimizi dusunerek gelmistik, ikinci kez Ritz Carlton`a. SAKO isminden bisey cikaramamistik haliyle. Acele etmedik onun icin konser salonuna inmeye, otel lobisinde piyano, keman ve cello esliginde kahvelerimizi ice durduk. Bu esnada, salonda araplar arasinda elden ele gezdirilen tutsu, bize de ikram edilmisdi. Tutsu elinize verilince, cok guzel biseyi kokluyomus gibi icinize cekiyorsunuz. Tutsuden nefret eden ben bu jeste, onume kibarca getirilen tutsu kutusundan cikan dumanlara sempatik ifadeler vererek karsilik verdim.

Ve konser, ve UD(Oud) kocertosu,
Ud ile senfoni orkestrasi sentezine ilk defa rast geliyorum.
`Bismillahirrahmanirrahim` diyerek basliyor udimiz ilk parca hakkinda bilgi vermeye.
ve Maestro... Butun ulkeleri sirasiyla geziyor udimiz ve orkestra. O ulkelerin atmosferini qatar`a tasiyacak eserler ozenle secilmis. Once italya `dan basliyor, sonra Rusya Shostokovich (benim favorim), sonra Irak (son derece huzunlu, acikli, etkileyici bir eser), sonra Turk marsi (turkiye`yi bu parca ile gecistiricek diye cok uzulmustuk) derken, Istanbulll diyoor udi, `ah istanbul istanbul olali` ..... Itiraf ediyim, ben bu sarkiyi bir turlu sevememis idim. Ama bu sefer Kesinlikle cok basarili olmus idi Sezen`nin senfonik yorumu, bilmiyorum ama bence shostokovich`den sonra en coskulu, en doyurucu parca bu olmustu. Sezen aksu `ya ulasip, o salonda o parcayi yorumlayan koca orkestra ve kesinlikle literaturde gectigini dusundugumuz bu Udinin amator makinamla bastan sonra aldigim kaydigini gostermek isterdim. Istanbul`a alkisslarimiz torpilli oluyor elbet. Sonra `hungarian Dance`. Udi orkestraya, bu kivraklik isteyen parcada ayak uydurmakta son derece basarili. 2 saat araliksiz sahnede kaliyor tum orkestra ve son parcaya geliyoruz, `Those were the days` ile salondaki ingilizlerinde serbetini vermis oluyor ekip. Tempo tutuyor tum salon.

Tek kelime ile gercekten buyulenmistik. Orkestranin arkadan gumbur gumbur gelen sesini duydukca keyiflendim. Fark ettim ki cok ozlemisim, o doyurucu sesleri.. Biraz abartmis gibi gelebilir ama oyle deil cok guzel ve cok basarili bir konserdi. Kacirmadigim icin cok mutluyum...
Konser cikisindan bir resim...
Bu oteli cok seviyorum, kapisindan girdigim anda mutlu oluyorum.

3 comments:

Melek said...

fistik cok güzelsin canim benimorasi senin yaninda cok sönük kaliyor vallahi yalan degil cok havalisin ve sanada yakisiyor

cagatay said...

Ben hep derim zaten, bizim ailenin kizlarinin koku bereketli. Bu ne guzelliktir ben anlamiyorum. Biraz da cadi olmasalar daha ne ister insan...

Melek said...

birak her güzelin bir kötü huyu vardir derler bende diyorum ki bizim kizlar kendi ayaklari üstünde durabilen öz güvenleri oldugu icin öyle birazcik cadilar