Sunday, March 11, 2007

Magic of the Musicals




Doha asya oyunlarindan sonra en hareketli donemini subat sonu, mart basi gecirdi gibi geliyo bana. Cok hos bi adetleri var, tum aylik faaliyetlerin 1.kalite kagida basili oldugu cicili bicili bir `Qatar happening` kitapcigi mevcut restoranlarda. Elbette benzeri TR`de de var, fakat TR `de boyle bi dergiye neden ihtiyac duyasiniz ki, burda gercekten cok is gorur bi kitapcik..

Bir de tabi santiyemizin karsisindaki Georgetown universitesi cafeteryasindan haberimiz oluyo, nerde ne varmis ... Her oglen yemekleri bu beyaz granit masali universite kantininde farkli farkli milletten insanla beraber yiyoruz. 10 dakika yuruyerek ulasiyor, yolda dertlesme konusma firsati buluyor, biraz nefes alip, biraz da hareket etme imkani buluyoruz bu universite sayesinde. Universitenin mimari ile bizim projenin mimari ayni.. Bina(univ) delik delik bi bina, tek ozelligi de bu aslinda ama gece o delikleri icten aydinlatinca hos bi goruntu cikiyo ortaya. Bi gece yakindan fotograflamam gerekiyor. Yemek yedigimiz yer ise fazlasiyla kubik mimari tarzinda dekore edilmis. Tum ince malzemeler 1.sinif, masalar ve banklar yere monteli beyaz granit. Iste bu kafetaryadaki ilanlardan da bi cok yakaladigimiz etkinlik oldu. Bu ogle yemekleri sayesinde Doha da musical dinleme sansimiz oldu. Aslinda meshur musicallerden alintilardan olusan kisa bi gosteri de denilebilir. Qatar Foundation tarafindan duzenlenen ufak bi etkinlikti . QF `in organize ettigi seylerin oyle heryerde ilanini afisini goremezsiniz. Cok fazla halka duyurma ihtiyaci hissetmiyolar. Bu yuzden de gelen kitle, yas ortalamasi yuksek ingiliz expatlar (expatriate-gurbetci) oluyo tabiiki. Acikcasi benimde cok hosuma gidiyo, ingiltere insani ve kulturu ile ic ice olmak. `Magic of the Musicals` Qatar Foundation `nin auditorium da gerceklesti. Arada ve musical sonrasinda binayi biraz gezince, buranin kucuk cocuklarin anaokul kismi oldugunu anladik. Rengarek duvarlar, cocuklarin resimleri.. burdan cikacak hic bir cocugun kotu yetismis olamayacigini dusundurdu. Sari sari tuvaletlerde, yerden 50cm yuksekliginde kucucuk klozetler de cok sirin ve ingiliz kadinlarinin kafalarini kaldirdiklarinda yan kubikde birbirlerini gorebilmeleri gecenin komik yanlarindan biriydi. Hersey cocuklar icin dusunulmustu… Asil olay musicalde oldukca keyifliydi. Tek bir dansci vardi ki, ben sanirim onu izlemekten, digerlerini cok izleyemedim. Cok profosyenel ve vucut olarak da tam bir dansci idi. Ritz Carlton `da olucak asil ana muzikal `mama mia` nin da haberini bu musical arasinda aldik. Biranonce bi sekil dohanin taaa bi kosesindeki bu otele gidip biletleri almam lazim. Gordugunuz gibi merkezi bi yerde satalim da, aman insanlar gelsin diye bisey yok. Bilen gelir, o da bize yeter seklinde bi anlayis var.

Muzikal arasinda acikbufe super bi ziyafeti unutmamis organizatorler. Ustelik ucretsiz. Sonradan ogreniyorum ki bu hemen hemen tum konser, benzeri organizasyonlarda ingiliz misafirperverliginin sonucu. Boyle seyleri atlamamis olmalari ve insan komforunun bu kadar dusunulmus olmasi da hosumuza giden diger bi olaydi.

Gecenin herseyi guzeldi de, insanlar tatli tatli arabalarina binerken bizim zavalli zavalli yol kenarinda korsan taksi bekleyisimiz ingiliz ve araplar icin anlamasi zor bi durumdu. Bence o da eglenceli, e biraz halkin arasina karismis oluyoruz, fena miJ

No comments: